cenaze fonu namaz vakti hac umre dini bilgiler kuran koruyucu a

KURBAN BAYRAMI 01.09.2017 CUMA

 

jsmlogo

  

KURBAN BAYRAMI   01.09.2017  CUMA

BAYRAM NAMAZI     07:30

SABAH NAMAZI        06 :10

Kurban Bayramı

Kurban Bayramı günleri, Hz. İbrahim’in duasıyla müminlerin tek yürek, tek vücut oldukları,  aynı iman ve aynı ruhla mübarek ve mukaddes topraklara geldikleri, tek parça örtülerine bürünerek her türlü ayrıştırıcılığı bıraktıkları, tek merkezde, Kâbe’de tavaf ettikleri, tek meydanda, Arafat’ta toplanarak hac farizasını yerine getirdikleri mübarek zaman dilimleridir.

Kurban Bayramı günleri aynı zamanda bütün müminlerin İbrahimî bir arayışla Rabbimizin kendilerine lütfettiği nimetlere şükranlarının bir ifadesi olarak Kurban ibadetini eda ettikleri mübarek vakitlerdir.

Bu bayrama adını veren Kurban; Hz. İbrahim ve Hz. İsmail örneğinde olduğu gibi ilâhî emirlere kayıtsız teslimiyet göstergesi, hak yolunda fedakârlığın bir nişanesi, Allah’ın bize lütfettiklerinden onun hoşnutluğu için verebilmenin hâl ile ifadesidir.

Kurban, sahip olduklarımızı fakir ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşmanın tadına varma fırsatı, katılaşan kalplere, hayatın ve varoluşun gerçek anlamını unutan zihinlere öze dönüş çağrısı içeren bir hikmetler bütünüdür.

Kurban, Allah’a, yüce ve ilâhî olan her şeye yakın olma arayışıdır. Nitekim Cenab-ı Hak, şöyle buyurur:

“Allah’a kurbanlarınızın ne etleri ulaşır, ne de kanları. Ona ulaşan takvanızdır...” (Hac, 37)

Kurbanlarımız Rabbimize yakınlığa vesile olsun. Bayramımız mübarek olsun.

 

BED-İ BESMELE

BED-İ BESMELE  

31 Agustos 2017   saat 17.30    Gathe 31 A  42107 Wuppertal

WhatsApp Image 2017 08 02 at 18.19.46 1

Osmanlı’da Bed’-i Besmele

Osmanlı'da çocuklar dört-beş yaşına geldiklerinde ilk mektebe, bugünkü karşılığı ile ilkokula başlarken düzenlenen merasime 'bed'-i besmele veya âmin alayı' adı verilmiştir.Bu törenler sayesinde çocuk, aile içinde olduğu gibi, cemiyette de yeni bir statü kazanırdı. Bu merasimlere verilen büyük ehemmiyet, İslâmî terbiye anlayışında mektebe ve öğretmenlere verilen değeri açıkça ortaya koymaktadır.

Osmanlı'da hemen her cami ve mescidin yanına veya yakınına devlet tarafından yüksek kubbeli tavanları olan mektepler inşâ edildiği gibi, iyi yâd edilme ve sevâp kazanmaya vesile olması maksadıyla hayır severler tarafından da mektepler yaptırılmış ve bunların hizmetlerinin devamı için de gelir kaynakları vakfedilmiştir. Ekseriyetle taştan yapıldıkları için 'taş mektep' ismiyle de zikredilen bu mekteplerin daha ziyade 'mahalle mektebi' şeklinde adlandırıldıkları görülmektedir. Resmî vesikalarda 'sıbyan mektepleri' olarak geçen bu mektepler, seyrek de olsa 'mahallât mektebi' şeklinde de ifade edilmiştir. Bu mekteplerin esas gayesi; İslâm'ın âdab ve erkânını, Kur'ân okumayı, yazı yazmayı, namaz kılmayı ve ilmihâl bilgilerini öğretmekti. Buralarda isteyene tecvid de öğretilirdi. Mektebe başlayan çocuklara sırasıyla halk arasında 'supara' da denen Elifba cüzü, Amme cüzü, Tebareke ve diğer bazı cüzler ile mevlid okutulurdu. Çocuğun Kur'ân okumaya başlaması ayrı bir sevinç vesilesi olur; bu durum, "Mushaf'a çıkmak" şeklinde isimlendirilirdi.

Mahalle mektebine başlama merasimi

Çocukların dördüncü yaşının dördüncü ayının dördüncü gününde mektebe başlamalarına özen gösterilirdi. Buna bazı insanların riayet etmediği de olurdu; çocuklar beş-yedi yaşları arasında da mektebe başlayabiliyordu. Mahalle mektebine başlama merasimi, ailelerin varlıklarıyla mütenasip şekilde yapılırdı. Fakir aile çocukları; baba, ana yahut bir yakını tarafından mektebe götürülür, çocuklara, hocanın eli öptürülür ve eğitilmesi için oraya teslim edilirdi. Orta hâlli ailelerde çocuk giydirilip kuşatılır; erkek ise fesine, kız ise saçlarına süsler takılır, yakın akraba ile mektebe gidilir, derse başlatılarak hocaya dua ettirilirdi. Bundan sonra çocuklara birer ikişer kuruş dağıtılır, hoca ile kalfaya da mendil ucuna bağlanmış birkaç mecidiye hediye edilirdi. Anadolu'da ise çocuklara para verilmez, simit ve şeker dağıtılırdı. 

Bir çocuğun mektebe başlaması, aile hattâ mahalle için mühim bir hâdise kabul edilirdi. Evde hazırlıklar yapılır, çocuğa yeni elbiseler alınırdı. Yumuşak ve güzel bir minder doldurulur; imkânı olan aileler, mor kadife üzerine sarı sırma kılâptan işlemeli, kâr-ı kadîm bir cüz kesesini, çocuğun sağ omzundan sola doğru çapraz asmak için hazırlardı. Çocuk için bir Elifba cüzü temin edilirdi. Bunların sarı soluk kâğıtlara basılmış olanları bulunduğu gibi, çocuğu okumaya özendirmek için altın yaldızlı basılanları da olurdu. Bazı ailelerde Elifba cüzlerinin müzehheb el yazmalarına da rastlanırdı ki, bunlar iyi muhafaza edilir ve nesilden nesile devredilirlerdi. Mektep için hazırlanan çocuğa nazarlık takılırdı. Çocuk ayrıca nazara karşı tütsülenirdi. Tütsü, mangala atılan bazı maddelerin dumanına çocuğun sokulması suretiyle yapılırdı. 

Merasimden önce hocaya haber verilir ve uygun bir gün tespit edilirdi. Bu günün kandil günlerine ve daha ziyade pazartesi veya perşembeye rastlamasına itina edilirdi. Mektebin ilâhi takımı haberdar edilir veya başka mekteplerin daha güzel sesli ilâhi takımları tutulurdu. Çocuk yeni kıyafetiyle, zihin açıklığını ve hayatının yeni safhasında muvaffak olmasını sağlamak hususunda himmetlerini istemek için ailesi tarafından İstanbul'da ekseriya Eyüp Sultan'a götürülürdü. Merasim günü çocuklar, temiz kıyafetleriyle mektebe toplanırlar; önlerinde hocaları, kalfa ve bevvabları olduğu hâlde, ilâhi takımını takip eder ve işaret edilen yerlerde 'âmin' diye bağırarak çocuğun evine gelirlerdi. Okula önceden başlamış ve ilâhiler öğrenmiş, sesleri güzel çocuklar en öne alınırdı. Onlar yüksek sesle ve koro hâlinde ilahiler okuyarak, arkadakiler de beyit aralarında yüksek sesle 'âmin' diye bağırarak neşe içinde yola koyulurlardı.

İlâhiler eşliğinde yürünür

Bu safhadan sonra merasim iki şekilde devam etmekteydi. Evinin durumu ve hâli-vakti müsait olanlar merasimin geri kalan kısmını evinde yaptırırdı. Eve gelen mektep çocukları, yeni başlayacak çocuğu yanlarına alarak ilâhiler ve büyük bir kalabalık eşliğinde yola düzülürdü. En önde hoca ile başının üzerinde rahle taşıyan bevvab yürürdü. Rahlenin üzerinde çocuğun minderi ile cüz kesesi bulunurdu. Mektebe başlayan çocuk faytona veya iki yanında birer kişinin yürüdüğü midilliye bindirilirdi. Çocuğun peşi sıra ilâhi takımı ve diğer çocuklar yürürdü. Kadınlar ise en geride yürürlerdi. Âmin alayında okunan ilâhilerden bazıları şöyledir:

"Yâ İlâhî başlayalım ism-i Bismillâh ile

Bu duâya el açalum ism-i Bismillâh ile

Sen kabûl eyle duâmız Besmele hürmetine

İlmini eyle müyesser yâ İlâhe'l-âlemîn

Ol Muhammed hürmetine meded eyle yâ Mu'în

İlmini eyle müyesser yâ İlâhe'l-âlemîn

Kapuna geldik niyâza yâ İlâhe'l-âlemîn

Eyleyip mansûr muzaffer kullarına yâ Mu'în"

...

"Ben bilmez idim gizli ayân hep Sen imişsin

Tenlerde ve cânlarda nihân hep Sen imişsin

Âmîn, âmîn

Sen'den bu cihân içre nişân isteridim ben

Âhir bunu bildim ki cihân hep Sen imişsin

Âmîn âmîn"

İlk ders ve "Rabbi Yessir..." duası 

 

ALMANYA NRW (Kuzey Ren-Vestfalya) OKUL TATİLİ BAŞLADI

l005

ALMANYA NRW (Kuzey Ren-Vestfalya) OKUL TATİLİ BAŞLADI

Okulların tatile girmesiyle birlikte birçok vatandaşımız gerek kara yolu gerekse hava yolu ile tatillerini geçirmek üzere ülkemize sıla yolculuğuna koyuldu.Vatandaşlarımıza kazasız belasız hayırlı yolculuklar diler,sağ selamet izin sonunda gurbetteki yuvalarına kavuşmalarını dileriz.

Yönetim Kurulu

CEMAATİMİZDEN HACI MEHMET SERDAR VEFAT ETTİ

jsmlogo

Camimiz Cemaatinden Muhçu lakaplı Hacı Mehmet Serdar Hakkın Rahmetine kavuşmuştur.Bugün Elberfeld Diyanet Merkez Camiinde Cuma namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra toprağa verilmek üzere memleketi Trabzona gönderilmiştir.Merhuma Cenabı Hak'tan rahmet ve mağfiret niyaz eder akraba ve dostlarına sabrı cemiller dileriz.Allah rahmet eylesin.

Yönetim Kurulu

mserdarcenaze